8

Köy Öğretmeni Olmak Vardı

Hayata Dair- 10 Ekim 2008

Üniversite mezunları milli eğitim müdürlüklerine dilekçe vererek vekil öğretmenlik yapabiliyorlarmış. Geçen bir arkadaşımla konuştum, uluslararası ilişkiler mezunu, askere gidene kadar vekil öğretmenlik yapmaya karar vermiş. Köyün birinde öğretmenliğe başlamış. 12 tane öğrencisi varmış. Öğrencilerin maddi durumları kötü olduğu için arkadaşlar arasında yardım toplayıp öğrencilere bot, kıyafet ve kırtasiye malzemesi almışlar. Onun adına ne kadar gurur duyduysam kendi adıma da o kadar üzüldüm.

Üzüldüm çünkü benim, eğitim fakültesi mezunu olmayan üniversite mezunlarının öğretmenlik yapabildiklerinden haberim yoktu. Eğer haberim olsaydı ne güzel şimdi köyün birinde öğretmenlik yapıyor olurdum. Hem içimdeki öğretmenlik arzusunu gidermiş olurdum hem de ve en önemlisi belki çocuklara faydalı olabilirdim. Ben ne yaptım çakılıp kaldım bilgisayar başına. Bir yıl öyle de bekleyecektim böyle de bari birine faydam olsaydı. Şu bilgisayar başında boşa geçen zamanıma üzülürdüm ama bu öğretmenlik mevzuunu duyunca boşa geçen şu bir yılıma yandım ki ne yandım.

Tamamını oku | Yorum yap

2

Blogda Görsel Ve Teknik Değişiklikler

Teknoloji- 10 Ekim 2008

Blogda hem görsel hem de teknik bazı değişiklikler yaptım. Öncelikle temada büyük css değişiklikleri yaptım. Birçok noktada tema bir önceki tema gibi gözükse de kodlama olarak hemen hemen yer yerini değiştirdim. Blogda kullanmaya başladığım ilk tema olan Time Racer isimli tema temel referans noktam oldu. Ne kadar başarılı oldu bilmiyorum ama yapmaya çalıştığım şey blogdaki herhangi bir yazıyı daha çok önplana çıkaracak ve rahat okunmasını sağlayacak değişiklikler yapmaktı. Hem görsel olarak hem de teknik olarak yaptığım değişiklikleri şöyle özetleyebilirim.

  • Temanın yan menüsünü tamamen yeniden kodladım. Özellikle kategori ve arşiv listesinin aşağı doğru uzayıp gitmemesi iki sütunlu bir yapı tercih ettim. Ancak kodlama olarak bir önceki temadan farklı olarak temanın yan menüsü çok daha hızlı “render” oluyor. Bunun sebebi bir önceki temada yan menü; .yanmenu ul li ul li şeklinde bir css ve[...]

Tamamını oku | Yorum yap

7

Askerimizin Canı Allaha Emanet

Gündem- 5 Ekim 2008

Bu yaz tatilinde ablamı ziyaret için Erzincan’a gittim. Eniştem de benim gibi balık tutmaya meraklı olduğu için onunla birlikte balığa gitmeye karar verdik ve Erzincan-Tunceli arasında, Karasu Irmağı ile Fırat Nehri arasında bulunan bir yere balığa gittik. Eniştemin çalıştığı askeri bölüğün yakınında bir yerdi. Annemi arayıp balığa gideceğimi söylediğim zaman ister istemez tedirgin oldu. Çünkü 15 gün önce aynı yerde bir uzmançavuş 1.5km uzaklıktan, Kanas ile vurulmuştu o yüzden biraz tedirgin oldu haliyle. Ben de “anne, orada askerlik yapanlar var. Onların ki can değil mi. Kaldı ki ben oraya bir de eğlencesine gidiyorum. Bu şekilde düşünmeye hakkım yok” deyince biraz ikna oldu. Neyse o akşam gidip nehir kenarında giyebileceğim türden birkaç kıyafet aldık. Ertesi gün erkende servise binip askeri bölüğe gittik. Güvenlik nedeniyle çok detay vermeyeyim ama inanın çok güzel[...]

Tamamını oku | Yorum yap

0

Söylemeye Değer Şeyler

İktibas- 2 Ekim 2008

Anlatacaklarım var! Vaaz vermek değil niyetim, duyduğumu söylemek. Söylemeye değer şeyler duyuyorum zira. Belki hayatı daha yaşanır kılmak için ya da belki sade, ama sade anlatmak için… Sen anlat dedi Tanrı bana, anlaşılsın diye değil, hiçbir mükafat istemeden anlat… Çünkü bir mükafattır artık bir anlatıcıya doğru düzgün anlaşılmak! Sen anlat dedi… Sen sade anlat! Umudu hatırlatsın diye umutsuzluğu, çareye yol açsın diye çaresizliği anlat… Ders verme dedi kimseye, çünkü hoca denmez öğrenmesini bitirene! Çırakları olan bir çıraktır usta, olsa olsa… Sen anlat dedi bana Tanrı, sen sade anlat…

Bana Bir Şeyhler Oluyor

Tamamını oku | Yorum yap

0

Gitsem Ayrılık Olur, Kalsam Çöl

İktibas- 1 Ekim 2008

Sonra farkettim ki su akıyor, rüzgar esiyor, yağmur yağıyor her şey yine ve aynı şekilde oluyor, öyle bir yere geldimki sıcak ve soğuk, aşk ve nefret, savaş ve barış üşümek ve sonra ısınmak gibi. Gitsem ayrılık olur, kalsam çöl, gidersem belki bende hasret olur ve belki beni sevenlerde özler ama anladım ki özlemden hiç kimse ölmüyor ama ben ölüyorum nefes alıyorum ve önemsiyorum , gitmek istiyorum. Anladım ki hasret yeni bir aşka kadar sürüyor…sevdiklerim ve beni sevenler, bağışlayın su akıyor ve ben gidiyorum…

Tuncay Akdoğan

Tamamını oku | Yorum yap

İrtibat

Rss abonesi olun

Rss abonesi olarak yeni yazılardan kolayca haberdar olun. Rss okuyucu kullanmıyorsanız email listeme abone olun. Yeni yazılar email adresinize gelsin!

Okuduklarım

Kaan Fakılı

Kaan FakılıEdebiyat üzerine daha fazla yazı yazmasını beklediğim ve her fırsatta bunu söylediğim güzel insan. Türkçe kullanımına dikkat eden ve Türkçe'nin doğru şekilde kullanılması için çaba gösteren Kaan'ın ilerki yıllarda çok güzel projeler geliştireceğine inanıyorum.

Diğerleri